ŞEKERPANCARI NASIL ÜRETİLİR? ŞEKERPANCARI ÜRETİM AŞAMASINDA ÇİFTÇİNİN KARŞILAŞTIĞI SORUNLAR 

 

            Türkiye'de şekerpancarı ekim alanlarının, ekili tarla alanı içersinde en fazla paya sahip olduğu iller sırasıyla Tokat, Kahramanmaraş, Sakarya, Erzincan, Eskişehir ve Afyon'dur. Türkiye'de şekerpancarı ekili alanların dağılımı itibarıyla sıralamada Konya, Kahramanmaraş, Eskişehir, Tokat ve Afyon gelir.

           

  TOPRAK HAZIRLIĞI:

            Pancar ekilecek alan önce nadasa bırakılır. Dinlenme döneminde en az iki sürüm yapılır. Ekim devresinde tarla tırmıklanır, gübrelenir, merdane çekilir. Ekim işlemi genellikle, Şeker Şirketi tarafından yapılmaktadır. Ekici ekipte bir mibzer, tohum ve iki işçi olmakta. Mibzer çekme işi de çiftçiye düşmektedir. Tüm bu yapılan işlemler masraf olarak, satım devresinde çiftçiden kesilir (Yapılan masrafı çiftçi bilemez).

  SEYRELTME, YABANCI OT TEMİZLİĞİ: 

            Pancarın çimlenmesinden sonra, pancarı teklemek ve yabancı otlardan temizlemek gereklidir. Bunun için çiftçi Şeker Şirketinden avans alır. Avansın bir kısmını nakit olarak, kalan kısmını da gübre ve şeker şeklinde alır.

             Ancak verilen avans işçilik masraflarını karşılayamaz. Küçük üreticilerin, sermayesinin yüzde 75'ini karşıladıkları Şekerbank bu üreticilerden ziyade, kooperatif yönetiminde olan zengin çiftçilere kredi vermektedir.

  ÇAPALAMA:

            Pancarın tekleme işlemi bittikten sonra toprağın gevşetilmesi ve yabancı otların temizlenmesi için çapa yapılır. Eğer çiftçinin çapa yapacak parası yoksa, çapa yapması için avans alması gerekir.  Veya yettirebilirse aldığı avansla tüm işlemleri yapmaya çalışır. Birinci çapadan sonra ikinci bir çapa daha yapılır ki, bu da ayrı bir masraftır. Çapalama işlemleri zaman zaman Şeker Şirketi tarafından büyük masraflarla yapılır. Bu masrafta  üreticinin borç hanesine yazılır.

  GÜBRELEME, SULAMA, İLAÇLAMA:

            Pancarda dekara yaklaşık 40 kg gübre verilir. Gübre Şeker Şirketi tarafından karşılanıp, parası sonradan çiftçiden alınır. Dekara kullanılan azotlu (20kg/da), fosforlu (15kg/da) ve potaslı (5 kg/da) olmak üzere toplam 40 kg/da kimyasal gübre kullanımı ile Türkiye'de üretilen kimyasal gübrelerin yüzde 10'u şekerpancarı üretiminde kullanılmaktadır.

            Pancarın yetiştirilebilmesi ,verim alınabilmesi için sulama zorunludur. Üretim süresi içersinde üç defa sulama yapılır. Suyu çiftçi ya kendi açtığı kuyulardan ya da DSİ, sulama kanallarından alır. Çiftçi buna da ayrıca para verir. Sulama için işçilik masrafı yapılır. Mazot fiyatlarının yüksekliği de göz önüne alınırsa sulama işlemi de maliyeti büyük oranda arttırır. Çiftçinin şekerpancarı ekim isteği, onu sulama suyu temin arayışına zorlamaktadır. Yeraltı sularından faydalanma ihtiyacını arttırmaktadır. Sondaj avansı yöntemi uygulanarak Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. kontrolünde açtırılan sondaj kuyularının sayısı 1993 yılı sonu itibariyle 25.943 adete, sulamaya kazandırılan saha miktarı ise 1 milyon 448 bin dekara ulaşmıştır. Aynı miktar sahanın devlet kuruluşları tarafından sulanması halinde dekara 170 $ harcama ile 10 trilyon TL yatırım yapılması gereklidir.

            Pancarın hastalık ve zararlılara karşı yapılan mücadele işlemi, ilaçların çokuluslu şirketlerin denetiminde olması nedeniyle fiyatlarını onlar belrlemektedirler. İlaç (kullanımında zayi, zehirleme, doğa kirlenmesi vb. bir sürü zararlı etkilerine rağmen) yapılması zorunlu bir işlemdir.

 

  TOHUM:

     Şirket, coğrafi konum, iklim şartları, toprak yapısı ve bitki sağlığı gibi faktörleri göz önünde bulundurarak, üreticilere yüksek genetik potansiyelli tohum

dağıtmaktadır. Yakın zamana kadar tohum için herhangi bir ücret alınmazken, 1995 yılından itibaren tohum bedelinin yarısı üreticiden tahsil edilmektedir.

 

  SÖKÜM:

            Şekerpancarında asıl sorun söküm ile başlamaktadır. Söküm zamanı şeker şirketince tespit edilir. Şeker Şirketinin belirttiği günde yapılmazsa Şirket o çiftçinin ürününü sezon sonuna bırakarak onu cezalandırmış olur. Soğuk ve yağışlı günlere kalan pancarın sökümü, maliyeti arttırır; işçi bulunmaz, söküm yapılınca da yüksek fire verir. Kesilen fire miktarları genellikle  gerçek fire oranının çok çok üstünde olmaktadır. Çiftçi eğer maddi sıkıntı içersinde ise  pancarını sökemezse,yasa gereği Şeker Şirketi pancarı jandarma kontrolünde zorla söktürür.

 

  YÜKLEME, TAŞIMA: 

Çiftçinin en çok güçlük çektiği devrelerden birisi de, alım sezonundan sezon sonuna kadar olan devredir. Sökümü yapılan pancar, kiralık römork veya kamyonla fabrika veya alım merkezlerine taşınır. Taşıma işinde yüksek navlun  (taşıma ücreti) verilir. Mazot fiyatlarının sürekli artışı düşünülürse bu işin çiftçiye kaça mal olacağı ortaya çıkar. Pancarın teslimi de ayrı bir derttir. Bazen çiftçi pancarını teslim edebilmek için günlerce fabrika kapısında beklemek zorundadır. Alım merkezlerinde kantarda çiftçilere çok kötü muamele yapılmakta, çiftçi adeta hor görülmektedir. Fabrika kapısında alım merkezinde bekleyen şekerpancarı, suyunu çeker, görünümü bozulur. Kalitesi bozularak fire oranı yükselir. Pancarı bin bir güçlükle boşaltmakla, bunun için saatlerce uğraşmaktadırlar. Böylece pancarı boşaltmakta bir işkence haline gelmektedir.

            Pancarı söküm devresinde sökemeyen çiftçilerin pancarı, Şeker Şirketi tarafından sökülerek taşıma masrafları çiftçiden alınır. Bazı durumlarda, çiftçinin satacağı pancarı bile bu masrafları karşılayamaz, ayrıca pancar üreticisi şirkete üste para vermek zorunda kalır. Eğer çiftçi bu parayı veremezse bağlı bulunduğu gruptan kesilir. (Pancar ekicileri ekim alanlarına göre gruplara ayrılır. Her gruba bir başkan tayin edilir.). Gruptaki çiftiler bu parayı vermek zorundadır. Aksi takdirde aynı gruptan hiçbir çiftçinin parası ödenemez.   

                                                

Geri                                                                                                                                                  İleri