"Engelli Çocuklar Hayata Katılmalı"

H.Ü. Sosyal Hizmetler Yüksekokulu'ndan Doç. Karataş "Engelli çocuklar ayrımcılığa karşı etkin korunamıyor; çevre onlara uygun değil; çağdaş eğitim yöntemleri kullanılmıyor" diyor. UNICEF, engelli çocukların hayata katılımının önemini vurguluyor.


BİA Haber Merkezi
02/12/2004    Erhan ÜSTÜNDAĞ       erhan@eski.bianet.org

BİA (İstanbul) - Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulu öğretim üyesi Doç. Dr. Kasım Karataş Birleşmiş Milletler Sakat Hakları Bildirgesi'nde yer alan engelli hakları açısından en dezavantajlı kesimin engelli çocuklar olduğunu belirtiyor.

Karataş, en dezavantajlı kesim oldukları için engelli çocukların eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve sosyal refah hizmetlerinden yararlanma haklarına özel bir önem verildiğini söylüyor.

Engelli çocukların gerekli eğitim ve rehabilitasyonu alarak toplumla bütünleşmelerinin sağlanması gerektiğini belirten Karataş, "Engellilerin eğitimi konusunda, kaynaştırma uygulamaları dahil, çağdaş yaklaşımlar yeterince yaygın kullanılmıyor" diyor..

"Her engel grubundaki çocuk, engel durumuna uygun bakım, eğitim ve rehabilitasyon olanaklarından yararlanamıyor" diyen Karataş "Engelli çocuklar, yetişkin yaşamlarında iş gücü piyasasındaki avantajlarını arttıracak mesleklerde yetiştirilmediğinden topluma üretken bireyler olarak katılamıyorlar" diye ekliyor.

"Yaşanılan fiziksel çevre, binalar, konutlar, kaldırımlar, kamu binaları, diğer ortak kullanım alanları, engellilerin özelliklerini ve gereksinimlerini de dikkate alacak şekilde tasarlanıp inşa edilmiş değil ve engelli çocuklar ayrımcılığa karşı etkili bir şekilde korunamıyor."

SHÇEK'in kapasitesi yetersiz

Türkiye'de Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SHÇEK) bağlı 63 bakım ve rehabilitasyon merkezi var. Bu merkezlerin 17'si spastik ve zihinsel engelli çocuklara yönelik; iki tanesi de engelli çocuklara yönelik ve çoğu sadece gündüzlü hizmet sunuyor.

Spastik çocuklar için İzmir, İstanbul, Diyarbakır, Denizli ve Ankara'da dokuz tane özel bakım merkezi var. Zihinsel engelliler için 415 özel merkez, işitme-konuşma engelliler içinse 49 merkez bulunuyor.

SHÇEK'e bağlı ve özel rehabilitasyon merkezlerine ulaşmak için buraya tıklayınız.

"Sakat" değil "fiziksel engelli"

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) engelli çocukların hayata katılmalarına ve gelişmelerine yönelik pratik önerileri şöyle:

* Engelli çocuklara yönelik negatif genellemeler yapmaktan ya da kullanmaktan kaçının. "Sakat", "özürlü" gibi terimler yerine "fiziksel ya da hareket engeli bulunan çocuk" diyebilirsiniz. "Tekerlekli sandalyeye mahkum" yerine "tekerlekli sandalye kullanan çocuk", "geri zekalı" yerine "zihinsel engelli çocuk" diyebilirsiniz.

* Engelli çocuklara engelli olmayan çocuklarla eşit davranın. Engelli çocuklar, engelli olmayan çocuklarla mümkün olan her yolla ilişkiye geçmeli ve kaynaşmalı.

* Engelli çocukların kendilerini ifade etmelerine ve hislerini açıklamalarına izin verin. Engelli çocukların katılımını sağlayın.

* Çocukları gözlemleyin ve engellerini fark edin. Bir çocuğun engelinin erken bir safhada belirlenmesi daha etkin mücadele ve daha az zarar görmesi anlamına gelir..

* Yaşam alanlarını engelli çocukların ihtiyaçlarına göre düzenleyin.

"Devlet toplumsal yaşama etkin katılımı sağlamalı"

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 23. maddesi şöyle:

1. Taraf Devletler zihinsel ya da bedensel engelli çocukların saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarını kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir yaşama sahip olmalarını kabul ederler.

2. Taraf Devletler, engelli çocukların özel bakımdan yararlanma hakkını tanırlar ve eldeki kaynakların yeterliliği ölçüsünde ve yapılan başvuru üzerine, yardımdan yararlanabilecek durumda olan çocuğa ve onun bakımından sorumlu olanlara, çocuğun durumu ve ana-babanın veya çocuğa bakanların içinde bulundukları koşullara uygun düşecek yardımın yapılmasını teşvik ve taahhüt ederler.

3. Engelli çocuğun, özel bakıma gereksinimi olduğu bilincinden hareketle bu maddenin 2. fıkrası uyarınca yapılması öngörülen yardım, çocuğun ana-babasının ya da çocuğa bakanların parasal (mali) durumları gözönüne alınarak, olanaklar ölçüsünde ücretsiz sağlanır. Bu yardım; engelli çocuğun eğitimi, meslek eğitimi, tıbbi bakım hizmetleri, rehabilitasyon hizmetleri, bir işte çalışabilecek duruma getirme hazırlık programları ve dinlenme/eğlenme olanaklarından etkin olarak yararlanmasını sağlamak üzere düzenlenir ve çocuğun en eksiksiz biçimde toplumla bütünleşmesi yanında, kültürel ve ruhsal yönü dahil bireysel gelişmesini gerçekleştirme amacını güder.

4. Taraf Devletler, uluslararası işbirliği ruhu içinde, engelli çocukların koruyucu sıhhi bakımı, tıbbi, psikolojik ve işlevsel tedavileri alanlarına ilişkin gerekli bilgilerin alışverişi yanında, rehabilitasyon, eğitim ve mesleki eğitim hizmetlerine ilişkin yöntemlerin bilgilerini de içerecek şekilde ve Taraf Devletlerin bu alanlardaki güçlerini, anlayışlarını geliştirmek ve deneyimlerini zenginleştirmek amacıyla bilgi dağıtımını ve bu bilgiden yararlanmayı teşvik ederler. Bu bakımdan, gelişmekte olan ülkelerin gereksinimleri, özellikle gözönüne alınır.(EÜ/BB)
.....
.....
sayfa başına dön
 
 
Ana Sayfa'ya Git