Anneleri Çalışan Çocukların Sağlık Hakları

Aslında annesi çalışan çocuklar pek çok bakımdan, kendi evlerinde, annesinin ve ailesinin yanında ve onların bakım ve gözetiminde olan çocuklara göre en azından "fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlık durumları bakımından" daha güç durumdalar.


BİA Haber Merkezi
17/06/2006    Mustafa SÜTLAŞ

BİA (İstanbul) - Halen yürürlükte olan 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 88'inci maddesine dayanılarak hazırlanmış olan ve uygulanan "Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik" gereği anneleri çalışan çocuklara sağlıklarıyla ilgili olarak bazı özel haklar tanınmıştır.

Aslında annesi çalışan çocuklar pek çok bakımdan, kendi evlerinde, annesinin ve ailesinin yanında ve onların bakım ve gözetiminde olan çocuklara göre en azından "fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlık durumları bakımından" daha güç durumda oldukları söylenebilir.

Bu yalnız çocukların bulunduğu ortam ve onlara sağlanan bakımla ilgili koşul ve olanaklarla ilgili değildir. Bu aynı zamanda çocuğun doğal gelişimiyle de doğrudan ilgili bir durumdur. Bu nedenle çocukların sağlıklılıkları açısından üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Söz konusu yasa ve ona dayanarak çıkarılan yönetmelik de aslında bu saptamanın doğru ve geçerliliğini de gösteren önemli bir göstergedir.

Yönetmelikte yer alan düzenlemeler, çocuklar ve sağlık durumları ve bakımları açısından çeşitli hakları ortaya koymuş ve uygulanması için yetkili ve sorumluları görevli kılmaktadır.

Bu yönetmelikte yer verilen hakların hepsinin annelere ve çocuklara her iş yerinde ve tümüyle sağlandığını söylemek pek kolay olmasa da en azından bu hakların bilinmesi ve talep edilmesi bakımından ele almakta büyük yarar olduğundan bu yazı dizimizde yer vermeye çalışacağız.

* * *

Yönetmeliğin başlığından da anlaşılacağı gibi yönetmelik asıl olarak "gebe ve emziren" kadınlarla onların taşıdıkları veya bakmakla yükümlü oldukları çocukları açısından bu hakları ele almaktadır.

Yönetmeliğin ikinci bölümünde "Genel Hükümler; Genel Değerlendirme" başlıklı 5. maddesinde annenin çalışma koşullarının, hem anne hem de çocuk için oluşturacağı risk ve tehlikelerle ilgili genel yaklaşım ve alınması gereken önlemler ve bu konuya yaklaşımın nasıl olması gerektiği çok açık biçimde ortaya konulmuştur.

Buna göre; "Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçilerin güvenlik ve sağlığı için tehlikeli sayılan kimyasal, fiziksel ve biyolojik etkenlerin ve sanayi proseslerinin - süreçlerinin işçiler üzerindeki etkileri değerlendirilerek; işçilerin yaptıkları işle bağlantılı hareketleri, duruşları, zihinsel ve bedensel yorgunluğu da kapsayacak şekilde alınacak olan önlemler" şöyle sıralanmıştır:

Yorgunluk ve dinlenme

* Fiziksel ve zihinsel yorgunluk ile ilgili olarak; gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçilerin çalışma saatleri ve ara dinlenmeleri geçici olarak yeniden düzenlenir, söz konusu işçilerin çalışma saatlerinin gece süresine ve gebe işçilerin çalışmalarının günün erken saatlerine rastlamaması için gereken önlemler alınır.

* Dinlenme ve diğer iyileştirici olanakların sağlanması ile ilgili olarak; gebe işçinin sigarasız ve dumansız bir ortamda gerekli aralıklarla oturarak veya rahatça uzanacak şekilde fiziksel ve zihinsel olarak dinlenmesini sağlayacak şartlar temin edilir. Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçinin sık tuvalete gitme ihtiyacı göz önüne alınarak uzun süreli çalışmalar ve ekip çalışmaları bu gereksinime uygun olarak düzenlenir, ayrıca enfeksiyon ve diğer hastalıklara karşı gerekli hijyen şartları sağlanır.

Bu hükümler dinlenmenin gebe, yeni doğum yapmış ve bebeğini emziren anneler ve bebekleri açısından ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Çalışma ve duruş

* Gebe işçinin, ayakta çalışması gereken işlerde, mümkün olan durumlarda oturması sağlanır, sürekli oturarak veya ayakta çalışma engellenir, çalışmanın böyle düzenlenmesinin mümkün olmadığı durumlarda dinlenme araları artırılır, ayrıca hamileliğin gelişimine göre gerekli önlemler alınır.

* Postüral (=Duruş) problemleriyle ilgili olarak; çalışma mahalli ve çalışma düzeni, gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçilerin postüral (duruş) problemlerini ve kaza riskini azaltacak şekilde yeniden düzenlenir, mümkün olduğu durumlarda oturarak çalışmaları sağlanır. Gebeliğin durumuna göre yorgunluğun ve diğer postüral problemlerin azaltılması veya ortadan kaldırılması için dinlenme araları ihtiyaca göre daha sık ve uzun olarak düzenlenir.

Bu düzenlemelerde de annenin çalışırken duruşunun yine anne ve bebeğin sağlığıyla nasıl doğrudan ilişkili olabileceğini göstermektedir.
Anneni, dolayısıyla bebek veya çocuğun sağlığı açısından önemli bir durum da kazalarla ilgili olarak öngörülmüştür. Buna ilişkin yapılan düzenlemede şöyle denilmektedir: "Yüksekte çalışmalarda, gebe işçinin çalışma yerlerinin platform, merdiven gibi yüksek ve düşme tehlikesi olan yerlerde olmaması için gerekli düzenlemeler yapılır."

Konuyla ilgili diğer bazı hükümler de yönetmelikte şu şekilde yer almaktadır:

* Çalışma saatleri ve çalışma hızı ile ilgili olarak; çalışma hızının, saatlerinin ve işteki yoğunluğun işçinin önerileri dikkate alınarak mümkün olduğunca uygun hale getirilmesi için gerekli şartlar sağlanır.

* Gebe ve yeni doğum yapmış işçinin yalnız çalıştırılmaması esastır. Ancak zorunluluk halinde gebe ve yeni doğum yapmış işçinin yalnız çalıştırılması gerektiğinde işyerinde bulunan diğer çalışanlarla kolayca iletişim sağlayabilmeleri için gerekli önlemler alınır. Ayrıca işçinin uygun tıbbi ve diğer destekleri alabilmesi için gerekli düzenlemeler yapılır, acil yardım prosedürlerinde bu durum göz önüne alınır.

Stres ve beslenme

* İş stresi ile ilgili olarak; gebe, yeni doğum yapmış ve emziren işçiyi, çalışma koşulları, çalışma saatleri, müşterilerle ve üçüncü kişilerle ilişkiler, iş yükü, işini kaybetme korkusu gibi stres faktörlerinden koruyucu önlemler alınır. Düşük veya ölü doğum yapmış veya doğumdan sonra bebeğini kaybetmiş işçiyi stresten korumak için özel itina gösterilir.

* Gebe ve yeni doğum yapmış işçinin, kişisel ihtiyaçları göz önüne alınarak, beslenme molasının, temiz içme suyu temininin ve diğer ihtiyaçlarının kendileriyle de istişare edilerek karşılanması sağlanır.

Bu düzenlemeler de annenin beslenme ve çalışma ortamındaki stresinin hem kendisi hem de bebek ve çocuklar açısından ne kadar önemli olduğunu vurgulaması bakımından önemlidir.

Yönetmeliğin bu bölümünde yapılan genel değerlendirmeden kolayca anlaşılacağı üzere aslında bu önlemler, en az annenin sağlığı kadar bebek ve çocuğun sağlığını da düşünerek düzenlenmiştir. Dolayısıyla bu önlemlerin alınmasını yalnız annenin bir hakkı olarak değil ama aynı zamanda çocuğun da bir hakkı olarak kabul etmek ve gereğini yerine getirmek gereklidir. Bunu yapacak olan kuşkusuz anneyi istihdam eden işverendir.

Ancak devlet, çocuğun sağlığıyla ilgili kurum ve kuruluşlar, çalışma durum ve koşullarını izlemek ve denetlemekle görevli resmi ve sivil kurum ve kuruluşlar bu uygulamaların gereği gibi yapılmasından sorumlu olmalıdırlar. (MS/EÖ)

.....
.....
sayfa başına dön
 
 
Ana Sayfa'ya Git